Kadınlar kötü giden evliliği neden bitiremiyor?

0
87

Evlilik; bir anlamda eşlerin karşılıklı paylaşımı; sevgi ve saygı içeriğiyle aynı evde mutlu bir hayat sürmelerini ifade eder. Ancak evlilik içerisinde eşlerin birbirine karşı olan sevgisi ve saygısı azalmaya başladığında evlilikler bir anlamda çatırdamaya başlar. Genelde kadınların çok fazla mutsuz giden evlilikler karşısında bu durumu bertaraf ederek; evliliği sürdürme yönünde sürekli olarak çile çekmeleri, özellikle Türk toplumunda çok fazla ortaya çıkmaktadır.

Gerçi son zamanlarda artık birçok kadın kötü giden evliliği  sona erdirmek de çok daha cesur olmaya başladı ancak genelde ekonomik bağımsızlığı olmayan ve birçok açıdan aile baskısını aşırı yaşayan kadınlar bu durumu sineye çekerek ömür boyu mutlu olmadığı bir evliliği yaşamaya devam ediyor.

Son zamanlarda Türkiye’de boşanmaların artmasındaki payın da  kadınların da bunun arasında yer aldığı belirtiliyor. Boşanma oranlarının 4-5 kat arttığı  ülkemizde; genelde boşanma nedeni olarak; şiddetli geçimsizlik, psikolojik ve fiziksel şiddet oluşturuyor. Boşanmaların artmasına rağmen hala bir takım baskılara rağmen kadınların çoğunda evliliği sürdürme kararı ortaya çıkabiliyor.

Kadınlar neden  kötü evliliği sürdürüyor?

Kadınlar yalnız kalmaktan korkuyor

Genelde uzun süreli evlilik yaşayan kadınların birçoğu hayata karşı duruşlarında ya da yaşayışlarında eşlerinin gölgesinde yaşayan kendi inisiyatifini kullanamayan kadınlardan oluşuyor. Bu tarz kadınlar evlilikleri boyunca yaşamış oldukları alışkanlıklarından kopmak ve yalnız kalmak korkusunu taşıdıkları için; genelde boşanmaktan kaçınıyorlar. Boşandıktan sonra kendi kurabilecekleri hayata adapte olma da zorluk çekme korkusu yüzünden; evliliklerini sürdürüyorlar.

Evliliğin içerisinde tartışma kavga ve şiddet olmasına rağmen; yalnız kalmaktan korkan kadınlar bu tarz davranışları bile sineye çekerek evliliği sürdürmeye devam ediyorlar. Genelde bu tarz kadınlar hayatın içerisinde de yalnız olan kadınlardır; ancak arkadaş çevresi ve dostu olan kadınlar evlilikle ilgili yaşadığı bir takım sıkıntıları paylaştığı zamanlarda kötü bir evliliği sonlandırmaya daha kolay karar verebiliyorlar.

Ekonomik bağımsızlığın olmaması

Genelde kötü giden evlilikleri yaşamaya devam eden ve boşanmaktan  kaçınan kadınların; çoğu ekonomik olarak bağımsızlığa sahip değil!  Boşanma sonrasında yaşayabileceği zorluklar ve hayata dair ayakta durabilmek korkusu içerisinde en önemli kaygı olarak maddi imkânsızlıklar geliyor. Üstelik hayatında hiç çalışmayan ve boşanma sonrası ne yapacağını bilemeyen kadınlar; genelde kötü giden evliliği sürdürmeyi seçiyorlar.

Bu düşünceye sahip olan kadınlar eşinin desteği ya da başka birinin desteği  olmadan hayatlarını sürdürebileceklerine inanmıyorlar. Bazı durumlarda çalışan kadınlarda dahi bu durum söz konusu olabiliyor. Hayat şartlarının zorluğu özellikle bir de çocukları varsa çalışan kadınlar; dahi boşanmaktan kaçınarak kötü evliliklerini sürdürmeyi seçiyorlar. Ayrıca kadınlar ailelerine bağımlı olarak yaşamak istemedikleri için eşleriyle kalmayı da tercih ediyorlar.

Toplum baskısının etkisi

 Genelde Türk toplumunda özellikle boşanan kadına kötü gözle bakılması düşüncesinin yer alması nedeniyle; boşanma sonrasında kadınlar toplum baskısını sürekli üzerlerinde hissettiği için boşanmaktan çekiniyorlar. Başta aileler olmak üzere tüm çevrelerinden tepki alan kadınlar böyle durumlarda boşanma düşüncesini açtıkları zaman bile; ‘’sabırlı ol, evlilikte olur böyle şeyler, herkes çok mu mutlu, herkesin evliliği aynı, yuvanı bozma’’ gibi bir takım cümlelerle tepki göstererek; boşanmak isteyen kadına bu baskıyı oluşturuyorlar.

Yaşamış olduğu zor sürecin içerisinde; ayrıca çevresinden de bu desteği göremeyen kadın boşanmaktan vazgeçiyor ve mutsuz evliliğini sürdürmeye devam ediyor.

Çocuklarına yetememe korkusu

Kötü bir evlilik sürdüren kadınların çoğunda boşandıktan sonra çocuklarıyla ilgili; birçok ihtiyaç duymada ve sorunlarında yetemeyeceği korkusu önemli bir yer tutuyor. Bu düşünceye sahip olan kadınlar çocuklarının olumsuz etkilenmemesi adına mutsuz giden evliliklerini yaşamaya devam ediyorlar.

Ayrıca Türk toplumunda yer alan kanı olarak; çocuğun babasız büyümemesi düşüncesi; bu evlilikte en önemli etki oluyor. Ancak kötü  giden bir evlilik sonrası aile içerisinde ve evde çocukların yaşayacağı travma; boşanmış çocukların yaşayacağı travmadan çok daha büyük olabiliyor. Çünkü çocuklar aile içerisinde yaşadığı anne babanın mutsuz kavgalı ve şiddet dolu ilişkisinden daha çok etkilenebiliyorlar.

Şiddet yaşama korkusunun olması

Genelde mutsuz bir evliliği yaşayan kadınların; eşleri tarafından baskılı bir şekilde aile içerisinde tavır alması ona boşanmayı söylememesi ya da boşanma isteği sonrasında şiddet yaşama korkusunu içeriyor.

Bu evliliklerde ortaya çıkabilen ve toplumun birçok kesiminde kadının eşinden sözlü veya fiziksel şiddet görmesi ile tehdit edilmesi de her şeyin daha kötüye gideceği düşüncesiyle boşanma isteğini dahi dile getiremiyorlar. Özellikle Türk toplumunda boşanma isteği ile yaklaşan kadınların son zamanlarda şiddetle karşılaşarak öldürülmesi bunlara gerçek birer örnek olarak gösterilebilir.

Bir başka konumuzda Çalışan Kadınlar İçin Saç Modelleri başlıklı yazımız olan çalışan kadın saçı ve saç modeli hakkında bilgiler verilmektedir.

BEĞEN :
Önceki haberMetabolizma hızını arttırmanın doğal yolları
Sonraki haberStresi hayatımdan nasıl çıkarabilirim?

HENÜZ YORUM YOK