Eşler arası kıskançlığa neden olan faktörler

0
91

Evliliklerde eşler arasında yaşanan en büyük sorunlardan biri de kıskançlık duygusunun dışa vurumudur. Bu dışa vurum, davranışlar eğer kalıcı ve saplantılı olarak devam ediyorsa altında başka nedenler aramak gerekir. Bunların en başında öz güven eksikliği gelmektedir. Başarı ve liderlik duygusunu yeterince tatmamış bireyler kıskançlığa sıkça rastlanabilir.

Seven Kıskanır Yanılgısı

İlişkiler elbette sadece mantık üzerine kurulu değildir. Duygusal yönü olan her birliktelikte kimi zaman içinden çıkılamayan kötü duygular da yeşerir. Kıskançlık bu duygulardan biridir. Toplum tarafından yaratılan “seven kıskanır” türü mitler bu kötü duygunun daha da derinleşmesine ve hak verildiği için saplantı haline gelmesine neden olabilir. “Seven kıskanır” yerine “Seven nazikçe sahiplenir” ifadesi hem toplum hem birey için daha sağlıklıdır.

Kıskançlık Bir Hastalık Mıdır?

İnsan, henüz anne karnındayken bile bazı duygulara sahiptir. Bu duyguların bir kısmı hem birey hem bireyin çevresi için rahatsız edici olabilir. Kıskançlık, frenlenebiliyor, öfke ve paranoya nöbetlerine neden olmuyorsa genellikle kabul edilebilir bir duygudur. Ancak bunaltıcı, zarar verici bir kimliğe bürünen her duyguda olduğu gibi kıskançlıkta da profesyonel destek alınması şarttır.

Başka Duyguların Yansıtılması Olarak Kıskançlık

Bazen eşler arasında ortaya çıkan kıskançlık duygusu, başka duyguların/düşüncelerin ortaya çıkardığı bir durumdur. Tatmin olamamış bir duygu veya düşüncenin kıskançlık aracılığıyla tatmini sağlanmaya çalışılır. Örneğin cinsel yaşamdaki bir eksiklik, sorun kıskançlık duygusuna bürünmüş olarak karşınıza çıkabilir.

Kıskançlıkla Mücadele

Kıskançlığın temel nedeni yukarıda da belirttiğimiz üzere öz güven eksikliğidir. Bu sorunu gidermek için izlenebilecek en doğru yol partnerinizi doğru cümlelerle övmenizdir. “Seni tanıdığım için hala kendimi çok şanslı hissediyorum.”, “Bana huzur ve güven veriyorsun.”, “Senin gibi sadık ve güvenilir bir eşe sahip olduğum için çok mutluyum.” türü sakinleştirici ve güçlendirici sözler kullanmak, eşinizin öz güvenini okşayacaktır.

Kıskançlığın eşlik ettiği mutsuzluk, öfke gibi durumlarda sakin, mantıklı ve destekleyici bir yol izlemelisiniz. Çünkü bu duygular sizin izlediğiniz tavra göre şekillenecek ve eğer doğru biçimde davranırsanız devamında size güven olarak geri dönecektir.

Kıskandığı durum ve zamanlar için onun yanınızdaymış gibi hissettirin. Örneğin bir toplantıda onu arayın veya ona mesaj gönderin. Daha da ileri giderek onun da toplantıya katılmasını veya oralarda olmasını sağlayın, bunu teklif edin. Böylece eşiniz aşama aşama size güven duymaya başlayacaktır.

İçinden çıkamadığınız, konuşarak halledemediğiniz durumlar için bir uzmandan destek almanız gerektiğini mutlaka aklınızda bulundurun.

O, Sizin Düşmanınız Değil

Eşiniz, sevgiliniz sizin düşmanınız değil. Size zarar vereceği, sizi onsuz bırakacağı korkusuna kapılırsanız onunla konuşun. Rahatsız olduğunuz davranışları varsa rahatsızlığınızı kibarca ve net biçimde dile getirin. Böylece hem kendini değerli hissedecek hem de mantıklı ve açık davranışınız nedeniyle sizi takdir edecektir.

Her ilişkinin mutluluk için oluşturulduğunu ve bu amaçla birbirinize emek verdiğinizi unutmayın. Kıskançlık, öfke gibi rahatsız edici duyguları yaşamanızdan çıkarmaya gayret gösterirseniz birlikteliğinizi daha mutlu ve uzun süre devam ettirebilirsiniz.

Mutlu ve sevecen günler dileriz.

Bir başka konumuzda İlişkilerde Aşkı Öldüren Nedenler başlıklı yazımız olan aşk biter mi, aşkı öldüren ve aşkın yaşı hakkında bilgiler verilmektedir.

BEĞEN :
Önceki haberÇocuklarda öğrenme problemleri ve beyin organizasyonu
Sonraki haberŞık Gelinlik Modelleri bu sezona damgasını vurucak

HENÜZ YORUM YOK